İmam-ı Gazali: Bir İslam Bilgini Hüccetü’l-İslam

Gazzali’nin Hayatı ve Ölümü, Son Beyitleri

İmâm-ı Gazzâlî olarak bilinen asıl adı Muhammed bin Ahmed Tusi olan Gazali, fikirleri ile ön plana çıkmış insanlardan bir tanesidir. Ona Gazali denmesinin sebebi Gazale’de (Horasan’ın Tus şehrinde bir köy) doğduğu içindir. Babası yün eğirici, iplikçi (Gazzal) olduğu için Gazali dendiği de söylenir. Gazzali’nin lakabı ise başlığımızda da belirttiğimiz gibi Hüccetü’l-İslâm (İslam dayanağı) ve Zeynüddîn’dir.

Genel olarak felsefi görüşlere karşı şiddetli eleştirilerde bulunmuş olsa da etkisi oldukça fazladır. Pek çok insanı etkilemiş olmakla birlikte adı günümüze kadar ulaşmıştır.

Önemli düşünürlerden bir tanesi olan Gazzali 1058 yılında Tus’ta doğmuş ve 1111 yılında yine Tus’ta vefat etmiştir. Fikirleri ile kalıcılığı yakalayan İslam alimi, farklı alanlarda kendini geliştirmiştir. Bu bağlamda Gazzali’nin oldukça önemli bir alim, müderris ve mutasarrıf olduğunu söylemek olanaklıdır. Bu ana kadar Gazzali’nin pek çok alanda ön plana çıktığını söyledik ama genel olarak Gazzali’yi nasıl tanımlamamız gerekir?

“Bir gün bitebileceği düşünülebilir bütün düşmanlık çeşitlerinin ama bitmez düşmanlığı, sadece kıskançlıktan düşman kesilenin.”

İmâm-ı Gazâli kimdir?

Fikir üretmek, bir insanı insan yapan en önemli özelliklerden bir tanesidir. Bu özellik, bizleri diğer canlılardan ayırır. Bu bağlamda gerçek anlamda fikir üretebilen insanlar, bir anlamda ölümsüzlüğü de yakalamış olur. Gazzali de önemli fikir üreten ve değerini bugünlere kadar getirebilen alimlerden bir tanesidir.

Gazzali kimdir sorusu bağlamında her şeyden önce, onun fikir üreten bir insan olduğunu söylemek gerekmektedir. Bunun yanı sıra tasavvufa ilgi duyan ve kendini bu alanda geliştiren Gazzali, aynı zamanda bir mutasarrıftır. Bu özelliği, onun en önemli özelliklerinden bir tanesidir. Tasavvuf ile ilgilenmek ve bu alanda söz sahibi olabilmek, her insanın yapabileceği türden bir eylem değildir. Bu nedenle Gazzali’nin tasavvufla ilgilenmesi, onun manevi anlamda sonsuzluğa ulaşmasını olanaklı kılmıştır.

Gazzali kimdir sorusu bağlamında onun bir müderris olduğunu söylemek gerekir. (Müderris: medresede ya da camide ders veren kimse.) Toparlamak gerekirse Gazzali hem İslam alimi hem mutasavvıfı hem de müderrisidir. Bu üç özellik, Gazzali’nin niteliklerini bizlere sunmaktadır.

Gazzali’nin Hayatı

Gazzâlî, 1058 yılında Horasan’da yer alan Tus şehrinde doğmuştur. Bu şehirde iken ilk öğrenimini Ahmed bin Muhammed er-Razikani adlı kişiden almıştır. Eğitimin tamamlanması ile birlikte Gazzali Cürcân şehrine gitmiştir. Nişabur Nizamiye Medresesinde 28 yaşına gelene kadar eğitim gören Gazzali, kendini çeşitli alanlarda yetiştirmiştir. Bu bağlamda ameli görüş bağlamında Şafiî’den esinlenmiş olmakla birlikte itikadı fikirler bağlamında Ebü’l Nasr el İsmaili’den etkilenmiştir.

Gazzali hayatı ve eserleri açısından dönüm noktalarından bir tanesi, Büyük Selçuklu Devleti veziri Nizamülmülk’ün yanına gitmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Gazzali’nin pek çok bilginden üst seviyede bulunması, onun Nizamiye Medresesinin baş müderrisliğine getirilmesini sağlamıştır. Bilgisi ve çevresine topladığı öğrenciler, onun ün kazanmasını sağlamıştır.
Belirli bir süre sonra tasavvufla ilgilenmeye başlayan Gazzali, adeta kendini tasavvufun derin meseleleri ile uğraşırken bulmuştur.

Gazzali, tasavvufla ilgilenmesinden bir süre sonra hacca gitti. Ardından uzlet yaşamı sürerek tasavvufa çok daha fazla yoğunlaşmaya başladı. Ve 1111 yılında Tus şehrinde hayata veda etti. (Allah ondan razı olsun.)

Peki, ömrünü Allah yolunda tüketen, hayatını İslamiyetin emir ve yasaklarını öğrenmek ve öğretmekle geçiren İmâm-ı Gazâli nasıl öldü

İmâm-ı Gazâli’nin ölümü ve son beyitleri

19 Aralık 1111 (Hicri 505) Cemazil-Evvel ayının 14. Pazartesi Günü, İmam-ı Gazali her zamanki gibi geceyi zikir, taat ve Kur’an-ı Kerîm okumakla geçirdi. Ancak namazının ardından yanındaki kişilerden kefen istedi. Ardından kefeni öpüp, yüzüne sürdükten sonra, “Ey benim Rabbim, mâlikim! Emrim başım, gözüm üzere olsun!” dedi. Daha sonra odasına giderek uzun bir süre çıkmadı. Onu merak edenlerden üç kişi Gazali’nin odasına girdi. Gazali kefeni ile birlikte kıbleye dönük halde ruhunu teslim etmişti. Ve baş ucunda bazı beyitler yazılıydı…

İmam-ı Gazali’nin başucunda yazılı beyitler şunlardı:

“Beni ölü gören ve ağlayan dostlarıma şöyle söyle, üzülen o din kardaşlarıma: Ben bir serçeyim ve bu beden benim kafesim, Ben uçtum o kafesten, rehin kaldı bedenim. Dünyadaki yurdumu, hayâlimden çıkardım.
Sanmayın ölüm, azap, şiddet, elem çekmektir, O sâdece bir evden, başka bir eve geçmektir.
Azığınızı alın ve yola hazırlanın, Eğer aklınız varsa, başka yere kanmayın! Bana rahmet okuyun, rahmet olunasınız. Biz gittik, biliniz ki, sırada siz varsınız. Yalvarırım Allah’a, kendime rahmet için ve Rabbim dostlarıma çok merhamet eylesin. Son sözüm olsun size, “aleyküm selâm” dostlar! Allah selâmet versin, diyecek başka ne var?”

  • İmâm-ı Gazâli hazretlerinin türbesi, Tus (bugünkü Meşhed)  – İran’da bulunuyor. 

Gazzali’nin fikirleri ve fikirlerinin yarattığı etkiler

Gazzali’nin oldukça önemli fikirler ürettiği ve bu fikirler ile birlikte ön plana çıktığını ifade etmek olanaklıdır. Bu bağlamda Gazzali felsefesi ile ilgili bilgiler vermek oldukça önemli. Gazzali, yaşadığı dönem içerisinde insanların 4 farklı yoldan hakikat yani gerçeği bulmaya çalıştıklarını fark etti. Bu 4 yol:

  • Kelam
  • Felsefe
  • Sufilik
  • Batınilik

olarak karşımıza çıkmaktadır. O sufiliğe yöneldi ve tasavvuf ile birlikte gerçeği bulmaya çalıştı. Bu nedenle eserlerinin bazılarında felsefe, batınilik ve kelamı oldukça şiddetli bir şekilde eleştirdi. Birçok insan, Gazzali’nin felsefeyi yoğun bir şekilde eleştirdiğini bilmektedir.
Gazzali, bunalımlı yıllarından sonra tasavvufa yönelerek hakikatı bu yol aracılığıyla aramaya başladı. Bunu yaparken de biraz önce ifade edildiği gibi özellikle felsefeyi şiddetli bir şekilde eleştirdi. Tasavvufa yönelen Gazzali’ye göre tasavvuf, bir insanın manevi hastalıklardan kurtulmasını olanaklı hale getiren bir alandır. Bu bağlamda geçirdiği buhranlı dönemlerinden sonra Gazzali’nin hayatının sonuna kadar tasavvufla ilgilendiğini söyleyebiliriz.

Gazzali’nin Eserleri

Gazzali’nin geride bıraktığı pek çok eser bulunmaktadır. İmam Gazali’nin eserleri ile ilgili şu şekilde sıralama yapılabilir:

  • El Mustafa
  • Kimya-i Saadet
  • Miyarül İlim
  • El Bâsıt
  • Cevâhirü’l Kur’ân
  • El Veciz

Yukarıdaki sıralama, Gazzali’nin eserlerinden yalnızca bir kısmıdır. Kendisinin yaklaşık 500 civarında kitap yazdığı bilinmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu