Enderun Mektebi: Osmanlı’nın yönetici okulu

Enderun Mektebi nedir? Kuruluş amacı ve özellikleri

Enderûn, Farsça “Sarayın içi” demektir. Osmanlı sarayının en iç kısmına kurulduğu için bu ismi almıştır. Enderun Mektebi, Osmanlı’nın hâkimiyeti altındaki topraklarda yaşayan Hristiyan ailelerden devşirilen çocukların gerekli siyasi, idari ve askeri kadroların oluşturulması amacıyla eğitilerek görevlendirilmesi için kurulan bir eğitim kurumudur.

Enderun Mektebi’nin temellerini 1. Murad atmıştır. Fatih döneminde ise tam anlamıyla teşkilanıp meyvelerini vermeye başlamıştır. Osmanlı’nın son zamanlarına kadar (1908) da bu saray eğitimi devam etmiştir.

Topkapı Sarayı’nın Enderun Mektebi’nin bulunduğu kısımdaki kütüphane. Enderûn Kütüphanesi.

Enderun Mektebi’ne öğrenciler nasıl seçilirdi?

Enderun Mektebine çocuk seçiminde çocukların Müslüman ya da Yahudi ailelere mensup olmamasına dikkat edilirdi. Bu çocuklar kimsesiz olup yaşları 8-18 aralığındaydı. Ayrıca Enderûn Mektebi’ne alınmadan önce belli bir hazırlık eğitiminden geçiriliyorlardı. İlk önce Müslüman ailelerin yanlarına yerleştiriliyor; toplumun yapısı, dili ve İslam dinin esasları öğretiliyordu. Sonra da Osmanlı’nın büyüklüğüne yakışır bir biçimde hem bedeni hem de ruhi ders ve eğitimler alıyorlardı.

“Turnayı gözünden vurmak” deyimi buradan çıkmıştır

Bu çocukların seçiminden Asker Ocağının en kıdemli askerlerinden biri olan Turnacıbaşı görevliydi. Turnacıbaşı içlerinden en iyi olanları seçer ve Enderun Mektebine gönderirdi.

Turna, sadakati ve dayanıklılığı temsil ettiği için Turnacıbaşı’nın karşısına dizilen bu çocuklara Turnalar denilirdi. Turnacıbaşı artık o kadar ustalaşmıştı ki Enderun Mektebi’ne seçeceği bu devşirme çocukların hangi alanlarda başarılı olacağını gözlerinden tanırdı. Bu sebeple “turnayı gözünden vurmak” deyimi ortaya çıktı. Yani Turnacıbaşı yine isabetli seçimler yapmıştı.

Enderûn Mektebi’nde eğitim

Enderun Mektebinin ilk dönemlerdeher ne kadar yalnızca Hristiyan ailenin çocukları öğrenci olarak kabul edilse de daha sonraki dönemlerde farklı etnik kökenli ve Müslüman çocuklar da Enderûn’a alınmıştır. Enderun Mektebi ne alınan çocuklar çok çeşitli alanlarda eğitim alırlardı. Bunlar arasında fen, matematik, coğrafya; edebiyat, mantık, dil (Arapça, Farsça vs.), ve İslami bilgiler vardı. Bunların yanında sanat ve spor alanlarında da eğitimler verilirdi. Bu öğrenciler “İç oğlanı” olarak adlandırılırdı. Ayrıca saray hizmetlerinde ve idari işlerde de görevlendirilirdi. Sancakbeyliği, sadrazamlık gibi çok yüksek makamlara kadar ulaşmanın önü açıktı. Mektebi bitirdikten sonra öğretmen olarak Enderûn Mektebi’nde görev yapanlar oluyordu. Bazıları ise farklı farklı sanat dallarına yönelip oralarda ilerleyebiliyorlardı.

Enderûn Mektebi 7 ayrı eğitim kademesinden oluşurdu. Bu eğitim kademeleri Büyük ve Küçük odalar, Doğancı Koğuşu, Seferli Koğuşu, Kiler Odası,  Hazine Odası ve Has Oda diye ayrılırdı. Buralarda eğitimlerde başarısız olan öğrenciler “çıkma” adıyla buradan alınarak askeri birliklere gönderilirdi. Büyük ve Küçük Odalar, Enderûn Mektebi’nin ilk kademesiydi. Burada ortalama 15 yaşlarında öğrenciler olurdu. İslam ve toplum üzerine eğitimler alırlardı. Ayrıca okçuluk gibi sportif faliyetlerde de bulunurlardı. Mektebin en kıdemli kısmı ise Has Oda’ydı.

Enderun Meltebi nde bütün dersler Türkçe okutulurdu. Bu Osmanlı’nın Türkçe’ye önem verdiğini ve ona sahip çıktığını gösteren bir unsurdur.

Osmanlı ve liyakat 

Tabii ki Osmanlı bürokrasisi sadece Enderun Mektebi nden yetişenlere ait değildi. Divan ve taşralarda da yetişenler de Osmanlı da yüksek mevkilere yükselebiliyordu.

Osmanlı’nın devlet işlerinde kan bağından ziyade liyakata önem veren bir sistem kurduğunu Avusturya Maceristan elçisi Ogier Ghiselin de Busbecq şu sözleri ile özetlemiştir, “Vazife ve memuriyetleri, herkese sultan verir. Bunu yaparken ne zenginliğe ehemmiyet verir ne de boş rica ve davalara. Sadece liyakate bakar, seciye arar, fıtrî kabiliyyet ve istidat düşünür. Namussuz, tembel ve atıl olanlar hiçbir zaman yükselemezler. Türkler’in neye teşebbüs ederlerse muvaffak olmalarının, hakim bir ırk haline gelmelerinin ve gün geçtikçe büyümelerinin sırrı buradadır.”

Enderun Mektebi’nden yetişen büyük isimler

Fatih’in sadrazamı Hırvat Mahmut Paşa, Enderûn Mektebi’nde yetişmiştir. Kanuni’nin sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa da bu okuldan geçmiştir. Şu yazımızda bahsettiğimiz Osmanlı dâhisi Matrakçı Nasuh da Enderun Mektebi talebesiydi. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu