Bilge Kral: Aliya İzzetbegoviç

Aliya İzzetbegoviç kimdir? Aliya İzzetbegoviç'in kısaca hayatı

Tarih, 8 Ağustos 1925. Bosnalı Müslümanları bağımsızlık yolunda zor günlerin beklediği bir dönemde daha sonra “Bilge Kral” lakabıyla tüm dünyaya nam salacak bir çocuk ülkenin kuzeybatısındaki Bosanski Šamac (Şamats) şehrinde dünyaya geldi: Aliya İzzetbegoviç.

  • “Allah’a yemin ederim ki biz köle olmayacağız.” Aliya İzzetbegoviç

Aliya İzzetbegoviç

Adını dedesi Aliya İzzetbegoviç’ten almıştı. Dedesi Aliya, İstanbul Üsküdar’da askerlik yaptığı sırada bir Türk kızı olan Sıdıka Hanım ile tanışmış ve dünya evine girmişti. Daha sonra Dede Aliya ile Sıdıka Hanım, Aliya İzzetbegoviç’in dünyaya geldiği Şamats şehrine dönerek hayatlarına devam etmiş ve beş erkek çocukları olmuştu.

Hiba Hanım, Mustafa Bey, Aliya İzzetbegoviç (Ortada) ve ailenin diğer üyeleri.

İşte Aliya İzzetbegoviç’in babası Mustafa da bu beş kardeşten biriydi. Aliya İzzetbegoviç henüz 3 yaşındayken ailesi hem ekonomik sıkıntılar hem de Hırvatların baskısı yüzünden Saraybosna’ya taşınmak zorunda kaldı. Irkçılığın gaddar yüzüyle daha 3 yaşındayken tanışmıştı. 6 kardeşle birlikte İslam karşıtı bir çevrede büyüdü. Ancak burada ailesi devreye girdi. Türk kanı taşıyan Aliya İzzetbegoviç’e babası Mustafa ve annesi Hiba tarafından iyi bir dini terbiye verildi. Asimile olmasının önüne geçildi.15’li yaşlarında her ne kadar komünist propaganda ile dini tereddütler yaşasa da zamanla ailesinden miras aldığı İslam öğretisinin üzerine düşünceleri ördüğü yıkılmaz bir İslam anlayışı inşa etti. Böylece gençliğe ilk adım attığı yıllarda sindirilmiş bir çocuk değil Müslüman nüfusa karşı yapılan haksızlıklara sesini oldukça gür çıkaran bilinçli bir delikanlı haline gelmişti.

Genç Müslümanlar…

2. Dünya Savaşı, Aliya İzzetbegobiç’in gençliğe adım attığı dönemlerde patlak verdi. Yugoslavya’da ise faşizm hiç olmadığı kadar yükselmiş ve komünizm destekçileri artmıştı. Aliya İzzetbegoviç (16 yaşında) Müslüman Boşnak kimliğini korumak amacıyla kurulan Mladi Müslümani (Genç Müslümanlar) birliğine katıldı. Çok geçmeden bu birlik düşünce birliğinde sıkışıp kalmak yerine haksızlığa uğrayan Müslümanların sesi olmaya başladı. Ayrıca Miladi Müslümani üyesi arkadaşlarıyla beraber fikir alışverişinde bulunuyor, bilgi birikimini arttırıyor ve bir zamanlar tüm dünyaya hakim olan İslam Medeniyetini yeniden canlandırma hayali kuruyordu. Bu dönemlerde ilerde eşi olacak Hersekli bir kız olan Halida ile tanıştı.

Aliya İzzetbegoviç tarafında bunlar yaşanırken Naziler, Yugoslavya’yı kendi yanlarında savaşa katılmadığı için başkent Belgrad’ı bombalayarak cezalandırmakla meşguldü. (6 Mayıs 1941) Aliya ise bu sırada zor durumda kalan Müslümanlara destek oluyordu.

1943 yılında okuduğu Saraybosna Alman İlk Erkek Lisesi’nden mezun oldu. Naziler, Yugoslavya’yı işgal etmişti. Bugün Hırvatistan, Bosna-Hersek ve Slovenya topraklarını kapsayan alanda faşist Ustaşa Devleti’nin kurulmasına yardımcı olmuştu. Bu sırada Yugoslavya içinde Ustaşalar ile Sırp Çetnik kuvvetler ile Tito yönetimindeki komünist partizanlar arasında bir iç savaş çıktı.

Boşnakların büyük çoğunluğu bu iç savaşta tarafsızdı. Ama yine de Irkçı Sırpların kurduğu Çetnik hareketinin katliamlarından Ustaşaların zulümlerinden kurtulamadılar. Tito yönetimindeki komünistler iç savaşı Müttefik devletlerin desteği ile kazandı.

Yugoslavya’da komünist yönetim kuruldu. Bu yönetim Mladi Müslümani birliğine karşı çıktı ve Aliya İzzetbegoviç 1946 yılında bu oluşuma üyelik suçundan 3 yıl hapis cezası aldı.

1946 – 3 yıl hapse mahkûm edilen Aliya İzzetbegoviç.

Hür düşünceyi savunan ve hak yolunda zalimlere karşı mücadele eden bütün büyük liderler gibi Aliya İzzetbegoviç’in de yolu zindanlardan geçmişti. Ama bu onu yıldırmadı. Hapishaneden çıktıktan sonra hukuk eğitimi gördü. Ve Halida Hanım ile dünya evine girdi.

Aliya İzzetbegoviç ve eşi Halida İzzetbegoviç.

Bu sırada Mladi Müslümani üyesi en yakın arkadaşı Hasan Biber kurşuna dizildi. Binlerce Mladi Müslümani üyesi tutuklandı. Bu nedenle Miladi Müslümani birliği faliyetlerini yapamaz hale geldi. Örgütlü yapısı her ne kadar zarar görse de kültürel açıdan üyeler faliyetlerini sürdürdüler. Aliya İzzetbegoviç de 1969 yılında “İslam Deklarasyonu” kitabını yazarak İslama kalemiyle hizmete devam etti.

İkinci kez hapse atıldı

1980’de Yugoslavya devlet başkanı Tito öldü. Federasyon Cumhurbaşkanlığı konusunda ülkede anlaşmazlıklar çıktı. Bundan sonra Yugoslavya’yı oluşturan eyaletlerin Cumhurbaşkanları dönüşümlü Federasyon başkanlığı yapacaktı. Aliya İzzetbegoviç’in yazdığı kitap 1983 yılında “İslami Manifesto” adıyla yayınlandı. Bu rejimi ve Müslüman düşmanlarını sinirlendirmişti. Aliya İzzetbegoviç tutuklandı ve 1 ay sürecek Saraybosna Davası ile yargılandı. Adaletsiz bir yargılama sonucu 20 Ağustos’ta 14 yıl hapse mahkum edildi. 1984’te Amerikalı bir yayıncı tarafından “Doğu ve Batı Arasında İslam” isimli kitabı yayınlandı. Tahliye olan bir mahkûmun satranç tahtasında gizleyerek hapishaneden kaçırdığı kitap notları Aliya İzzetbegoviç’e aitti ve “Özgürlüğe Kaçışım” adıyla 1999 yılında kitaplaştırıldı. 5,5 yıl süren mahkumiyetin ardından Aliya İzzetbegoviç bir afla serbest kaldı.

Bosna-Hersek Sosyalist Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç

Hapishaneden çıktığı dönemde Doğu Bloku çökmek üzereydi. Aliya İzzetbegoviç zamanı koklamış gibiydi. Demokratik Eylem Partisi‘ni (SDA) kurdu ve ardından 5 Aralık 1990’da gerçekleşen genel seçimleri kazandı. Halk çektiği çilelere karşı ona Yugoslavya Federasyonu’na bağlı Bosna – Hersek Sosyalist Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı unvanını vererek onurlandırmıştı. Ancak bağımsızlık ve özgürlük yolundaki zorluklar daha yeni başlıyordu…

Aliya, Yugoslavya’nın dağılması durumunun Müslümanların aleyhine olacağını düşündüğü için parçalanmaya karşıydı. Ancak 1911’de Hırvatistan ve Slovenya, Yugoslavya’dan ayrıldı ve bağımsızlığını ilan etti. Bunun üzerine Aliya İzzetbegoviç’te Bosna-Hersek için bağımsızlık kararı aldı. Bosnalı Sırp lider Radovan Karadzic, Aliya’nın bu kararına karşı çıktı ve Müslümanları öldürüp yok etmekle tehdit etti. Yine de 1992 yılında referandum yapıldı ve Bosna Hersek’i  hemen hemen tamamı bağımsızlık istedi. Bosna Hersek’in bağımsızlığı ABD ve BM tarafından tanındı.

Bosna Savaşı

Sırplar, Bosna Hersek’in referandumla karar verdiği ve BM tarafından kabul edilen bağımsızlığını tanımadı. Boşnaklara karşı bir soykırıma kalkıştılar. İşte bağımsızlık ve özgürlük yolundaki zorluklar, ödenecek bedeller yeni başlamıştı. Başkent Saraybosna 3,5 yıl kuşatma altında kaldı. Yüz binlerce insan katledildi. Sırplar ele geçirdiği yerleri talan ediyor, camileri, türbeleri yakıp yıkıyor, Osmanlı hatıralarını yerle bir ediyordu. Bosna Hersek halkı yalnızca başında Aliya İzzetbegoviç gibi bir düşünür ve siyaset adamı olduğu için şanslı sayılırdı. Çünkü adeta tüm dünyanın gözlerini yumduğu bir soykırım kalkışmasına karşı tüm cesaretiyle hem diplomatik hem de cephede çok çetin mücadeleler veriyordu, Aliya İzzetbegoviç.

1992-1995 yılları arasında süren Bosna Savaşı ardında Srebrenitsa Soykırımı gibi bir insanlık ayıbı, çok büyük acılar ve yıkımlar bırakarak 1995 yılında katliamlara şimdiye kadar göz yuman ABD’nin ve uluslararası toplumun zorlamasıyla imzalatılan Dayton Anlaşması ile son buldu.

“İstediğiniz kadar dağlara haç dikin, gökyüzüne her baktığınızda hilali göreceksiniz.” Aliya İzzetbegoviç

Aliya Dayton Anlaşmasından önceki durumu şu sözlerle özetlemişti: “Aslına bakarsanız içinde yaşadığımız mekan ve çağdan dolayı bir katliam beklemiyorduk. Yaşadığımız mekan, Avrupa. İçinde bulunduğumuz çağ, 20. yüzyılın sonuydu.”

Aliya, “Bu adil bir barış olmayabilir fakat süren bir savaştan daha iyidir.” diyerek savaştan yana olmaktansa ağır şartlar içerse de barış anlaşmasını imzalamayı tercih etti. Bosna Hersek iki bölgeye ve 10 kantona bölündü. Yönetim şekli ise etnik grupların temsil edildiği bir konsey oluşturuldu.

“…ve her şey bittiğinde. hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.” Aliya İzetbegovic

Aliya İzzetbegoviç, 12 Ekim 2000’de sağlık sorunları nedeniyle Başkanlık konseyindeki görevini ve parti başkanlığını bıraktı. O İslamiyet’i sadece bir din olarak görmüyordu. Ayrıca bir medeniyet ve yönetim şekli olarak görüyordu. Aliya İzzetbegoviç’in dünya görüşü, İslam anlayışı, sözleri, yazıları tüm dünyayı dolaştı.

“İstediğiniz kadar dağlara haç dikin, gökyüzüne her baktığınızda hilali göreceksiniz.” Aliya İzzetbegovic

Aliya İzetbegoviç 19 Ekim 2003’te 78 yaşında vefat etti. Kovaçi Şehitliği’ne defnedildi. (Allah rahmet eylesin) Ardında yazdıkları ve yaşadıkları ile tüm Müslümanlara aşılamaz bir özgürlük ruhu bıraktı.

– “Hayat kısa sözüne hiç itibar etmedim. Çünkü yeterince uzun yaşadığımı düşünüyorum.” Aliya İzzetbegoviç 

Kovaçi Şehitlik Mezarlığı, Aliya İzzetbegoviç kabri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu