Celaleddin Harezmşah: Cengiz Han’ın övdüğü düşmanı

Celaleddin Harezmşah kimdir? Celaleddin Harezmşah'ın hayatı

Celaleddin Harezmşah, bir Türk-İslam devleti olan ve Moğolların akınlarına karşı tampon görevi gören Harezmşahlar Devleti’nin son sultanıdır. Asıl ismi Mengübirtî’dir. Moğollara karşı İslam topraklarını savunduğu için Celaleddin lakabını almıştır. Ne zaman doğduğu bilinmemektedir. 1220-1231 yılları arasında hüküm sürmüş ve Pervan zaferiyle yenilmez denilen Moğollara ilk mağlubiyeti tattırmıştır. Cengiz Han’ın ona hitaben “her babaya böyle bahadır bir evlat gerek” dediği rivayet edilir. Tarihte kritik savaşları ve bölgeleri kazandığı halde idare ve siyaset açısından yetersiz olduğu için hükmünü devam ettirememiştir. Moğol saldırılarında ordusu yok olmuşken kendisi tekrar tekrar küllerinden doğarak büyük ordular kurabilmiş, Moğolların ilerleyişini sekteye uğratmayı başabilmiştir. 1231 yılında günümüzdeki Diyarbakır-Silvan’a defnedilmiştir. Ölümünden uzun bir süre sonra bile halk öldüğüne inanmamıştır. Öyle ki bu şayia Moğolları uzun süre tedirgin etmiştir. 

Harezmşahlar Devleti (1077-1231) bayrağı. Siyah olmasının sebebi Hz.Muhammed (SAV)’in savaş sancağının renginin siyah olmasıdır.

Celâleddin Harezmşah

Hazar Denizi’nin kıyısında bir Türk-İslam devleti olan Harezmşahlar’ın son hükümdarı Celaleddin Harezmşah, İslam ülkelerinin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde yaşamıştır. 1220-1231 yılları arasında hüküm sürmüştür. Doğduğu yıl hakkında sarih bir bilgi yoktur. Babasının adı Hârizmşah Alâeddin Muhammed, annesinin adı ise Ayçiçek Hatun’dur. Asıl adı Mengübirtî olup “Celâleddin” ismi ona Moğollara ve Hırisyan Gürcülere karşı gösterdiği kahramanca mücadesinden ötürü verilmiş bir lakaptır. O Türk-İslam tarihinin en güçlü şahsiyetlerinden biridir.

Celaleddin Harzemşah’ın Gürgenç şehrindeki heykeli

Haçlı Seferleri ile Anadolu, Suriye ve Mısır toprakları yakılıp yıkılmıştır. Müslümanlar, Batı’dan gelen bu saldırılara karşı ölüm kalım mücadelesi vermektedir. Ancak o dönem Doğu’da da girdiği topraklarda taş taş üstünde bırakmayan Moğollar vardır.

Harizmşahlar Devleti’nin haritası

1220 yılında Harezmşahlar’ın başına geçti

1206 yılında Cengiz Han tarafından kurulan Moğollar istilacı tavrı yüzünden Orta Asya’nın en ürkütücü devletlerinden birine dönüşmüştü. Kısa sürede topraklarını genişletip 11. Yüzyıl sonunda Büyük Selçuklulardan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Harizmşahlar’a komşu olmuşlardı.

1220 yılında Moğollar 100 bin kişilik bir orduyla Hârizm’i istila etmişlerdi. Celaleddin bu istila sırasında henüz bir kaç aylık hükümdardı. Babası Alâeddin Muhammed düştükleri bu duruma dayanamayıp vefat etmeden bir kaç gün önce oğulları Celâleddin, Akşah ve veliaht Uzlagşah’ı yanına çağıratak yıkılmakta olan bir devleti Celâleddin’in hükümdarlığına bırakmıştı. Kardeşleri ise Celaleddin’in hükümdarlığını kabullenememiş onu öldürmenin plananlarını yapmaktaydı.

Moğollar, Harezmşahların üzerine akın ediyor

İşte böyle bir ortamda Celaleddin Harezmşah hem iktidarını korumak hem de ülkesindeki Moğol istilasının daha fazla yayılmasını engellemek zorundaydı. Moğol ordusu başkent Gürgenç’e doğru hızla ilerliyordu. Celaleddin az sayıdaki ordusuyla Cengiz Han’ın kuvvetlerine direnmek yerine geri çekilmeyi tercih etti. Çünkü aksi takdirde tamamen kaybedecek Moğolları durdurmak imkansızlaşacaktı. Harzemşahlar ise Tarih sahnesinden ayrılacaktı.

Celaleddin Harezmşah, Moğollar’ın başkent Gürgenç (Ürgenç)’i kuşatmasının ardından Gazne’ye geldi.

Moğolların ilk hezimeti: Pervan Muharebesi (1221)

Celaleddin Harzemşah, Moğol ordusuna ve gözcülerine yakalanmadan Gazne’ye çekilmeyi başardı. Burada kayınpederi Emineddin Melik 50 bin kişilik ordusunun komutasını Celaleddin Harzerzmşah’a bıraktı. Gurlu hanedanının lideri olan Sultan İgrak da 10 bin kişilik Afgan ordusu ile Celaleddin’in ordusuna dahil oldu.

Cengiz Han şaşkındı. Çünkü tamamen yok etmek üzere olduğu devletin hükümdarı Celaleddin adeta küllerinden yeniden doğmuş ve büyük bir ordu kurmuştu. Ancak yine de Moğol ordusuna çok güveniyordu. Bu zamana kadar bileklerini bükebilen olmamıştı. Bu nedenle kendisi Celaleddin’in üzerine yürümek yerine güvendiği genç komutan Şiki Kutugu Noyan’ı Gazne’ye doğru Celaleddin’in üzerine gönderdi. Şiki Kutugu Noyan’ın emrinde 30 bin Moğol askeri vardı. Ve hepsi yakın mesafe savaşında uzmandı.

Celaleddin Harzemşah komutasındaki ordu yaklaşmakta olan savaşa kısa sürede hazırlandılar.

Celaleddin, Gazne’yi Moğol istilasından korumak için yaklaşmakta olan ordunun üzerine doğru harekete geçti. Ordusunu Kabil yakınlarındaki Pervan’da bir vadiye komunlandırdı. Moğollar acımasız savaş taktiklerine karşı akıllıca hareket etti. İki ordu karşı karşıya geldiğinde birbirlerine karşı  temkinliydiler. Celaleddin, coğrafyanın avantajını kullanarak Moğolların etraflarını sarmalarını engellemişti.

Pervan Savaşı

Şiki Kutugu’nun şeytani planı 

Şiki Kutugu kuşatmalardaki coğrafya avantajını kaybettiği gördü. Bu nedenle Celaleddin’in vadiyi terk etmesi için bir plan yaptı. İlk günün gevesinde atların üzerine yerleştirdiği kuklalarla sanki sayıca az ordusuna destek geliyormuş gibi göstermeye çalıştı. Gece vakti bu hareketliliği gören Harezmşahlar tedirgin oldu. Hatta geri çekilmeyi teklif eden komutanlar dahi vardı. Ancak Celaleddin’in vadiyi terk etmeye hiç niyeti yoktu ve Şiki Kutugu’nun planını fark etmişti.

Şiki Kutugu’nun planı başarısız oldu. 

İki ordu yakın temas savaşına başladı. Savaşı, Celaleddin Harezmşah kazandı. Bunun ardında ordusuna uygulattığı kararlı ve cesurca hamleler vardı.

Pervan Şavası, Moğolların tarihlerinde kaybettikleri ilk savaştı. Moğol ordusunun yenilmez bir güç olduğu efsanesi son bulmuştu. 

Sultan İgrak, Celaleddin’in ordusundan ayrıldı

Emineddin Melik ile Sultan İgrak arasında Pervan’da kazanılan ganimetlerin paylaşımı noktasında anlaşmazlık çıktı. Sultan İgrak ordusunu da alarak bölgeyi terk etti. Sultan İgrak’ın ayrılmasıyla Celaleddin Harezmşah’ın ordusundan 10 bine yakın asker azalmış oldu. Kötü bir durumdu. Çünkü Pervan mağlubiyetini duyan Cengiz Han bu sefer kendisi ordusunun başına geçip Celaleddin’in üzerine yürüyecekti. Celleddin savaşı kazanmış fakat Gazne’ye sayısı azalmış bir orduyla dönmüştü.

Günümüzdeki Pakistan sınırlarında bulunan İndus Nehri’nin haritası

Cengiz Han’a kafa tutulan savaş: İndus Muhaberesi (24 Kasım 1221)

Şiki Kutugu geri dönüp Cengiz Han’a Pervan’da yaptıkları savaşı kaybettiklerini söylemişti. Cengiz Han’ın şaşkınlığı yerini öfkeye bırakmıştı. Celaleddin’in hiç de kolay lokma olmadığını anladı. Savaşı bizzat kendisi yönetecekti. Savaşı kaybeden Şiki Kutugu’nun canını bağışladı ve onu da yanına alarak 50 bin kişilik bir orduyla sefere çıktı.

Celaleddin Harezmşah yine üzerine gelen Moğol ordusuna karşı coğrafya avanjını kullanmak istiyordu. İndus’ta (Moğolların etrafını sarmasına engel olacak) nehirle dağ arasındaki uygun bir alana ordusunu konumlandırdı. Her ne kadar Moğol ordusunun başında Cengiz Han gibi nam salan bir hükümdar da olsa Pervan savaşındaki zafer psikolojik üstünlüğü Celaleddin Harezmşah’a veriyordu. Cengiz Han, Moğol ordusunu durdurmayı ilk defa başaran bu hükümdarın karşısında hangi hamleleri uygulayacağını merak ediyordu.

İndus Nehri’nden bir görünüm

İlk hamleler gelmişti. Savaş uzun süre birbirlerine üstünlük kuramadan devam etti. Hatta Moğollar, Celaleddin’in ordusunun cesareti karşısında korkuya kapıldılar. Bunu gören Celaleddin tüm orduyla Moğolların üzerine yürüyor ve ağır kayıplar verdiriyordu.Savaşta üstünlük Harezmşahlara geçmişti. Celaleddin kazanmaya yakın taraftı ve savaşın başında Moğol ordusunun etrafını sarmaması için koruduğu alan hakimiyetini terk etti. Tamamen Moğolları püskürtmeye kalkıştı.

Savaşın seyrini değiştiren Cengiz Han’ın zırhlı süvarileri 

Celaleddin’in yer değişikliğini fırsat bilen Cengiz Han savaşın başından beri geri planda tuttuğu 10 bin zırlı süvarileri birliğine arka hatlardan hücum emri verdi.

Tam bu sırada Emineddin Melik aldığı mızrak darbesiyle öldü. Bu durum hem birliklerin dağılmasına hem de moral bozukluğuna sebebiyet verdi. Harezmşahlar şimdi topyekün saldıraya geçen Moğollar karşısında İndus nehrine doğru gerilemekteydi.

Celaleddin Harezmşah düştüğü tuzağı fark etmişti ama artık geri döndürmek için çok geçti. Oğlunun ve eşininin Cengiz Han’ın eline düşmemesi için onları nehirde boğdurdu. Kendisi ise 500 kişi kalan birliğiyle İndus nehrini aşarak Moğolların katliamından kurtulmayı başardı.

CengizHan (Temsili)

Cengiz Han: “Her babaya böyle bahadır bir evlat gerek”

Moğol hükümdarı, Celaleddin’in İndus gibi bir nehri aştığını uzaktan görmüşti. Ve onun savaş meydanında verdiği kahramanca mücadeleyi de kast ederek “Her babaya böyle bahadır bir evlat gerek” dedi. Cengiz Han oğlu Çağatay’ı Celaleddin’i yakalaması için peşinden gönderse de o izini çoktan kaybettirmişti.

Küllerinden yeniden doğdu. Azerbaycan topraklarını aldı.

Celaleddin’in onunla beraber kurtulmayı başaran 500 süvarisi kalmıştı. Bu birlikle karşısına çıkan bir çok birliği dağıtmayı başardı. Bu onun adının tekrar duyulmasını sağladı. Çevreden binlerce asker Moğollara ve Cengiz Han’a kafa tutan Celaleddin’in emrine girmeye başladı. Tekrar küllerinden doğuyordu. Celaleddin ülkesiz geçen 4 yılın ardından Azerbaycan topraklarında hüküm süren kardeşi Gıyâseddin Pîrşah hükümdarlığına son vererek 1224 yılında Azerbaycan topraklarına sahip oldu. Bunu Horosan izledi. Harezmşahlara karşı hareket ettiğini düşündüğü Abbasi halifesi Nâsr üzerine sefere çıktı. Kendisini Büyük Selçukluların mirasçısı olarak gören Celaleddin halifeliği almak istiyordu. Celaleddin Harezmşah, Abbasi halifesinin gönderdiği birlikleri bozguna uğratmayı başardı. O sırada Azerbaycan’da peydahlanan iç karışıklıklar onu geri dönmeye zorladı. Celaleddin, ülkesine döndüğünde Tebriz’i de alarak Azerbaycan’ın tamamını kontrol altına almayı başardı. Tebriz’i başkent ilan etti.

Tiflis’i fethetti

Hedefinde Gürcüstan vardı. Tiflis’e sefere çıktı. Ve kendilerini sık sık rahatsız eden Gürcü birliklerini imha etti. 1226 yılında Tiflis’i topraklarına kattı.

Celaleddin, Anadolu Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubad ile iyi ilişkiler kurdu.

Alaaddin Keykubad ise Moğol tehlikesine karşı tampon görevi gören Harezmşahları destekliyordu. Böylece Celaleddin, Diyarbakır- Silvan’a konuşlanan Eyyübülerin kuzey kolu el-Melikü’l-Eşref’e karşı harekete geçti Ahlat’ı kuşattı. Ancak yine Azerbaycan’da çıkan iç karışıllıklar yüzünden kuşatmaya son verip geri dönmek zorunda kaldı.

Cengiz Han öldü. Oğlu Ögeday, Harezmşah meselesini kökünden çözmek istiyordu

Bu sıralarda Cengiz Han katıldığı bir seferde hastalanarak ölmüştü. Merkezi yönetimi ele alan oğlu Ögeday, Batı’ya ilerleyişlerinde sürekli önlerine çıkan Hazermşah meselesinin bitmesini istiyordu. 1228 yılında İsfehan şehrine büyük bir ordu gönderdi. Savaşta kardeşi Gıyaseddin eski kırgınlıkları bahane gösterip ordudan ayrılsa da Celaleddin, Moğolları ilk günün sonunda hezimete uğrattı.

Geri çekilen Moğolların üzerine gitti. Ancak pusuya düşürüldü. Moğollar pek çok üst düzey konutanı öldürdü. Celaleddin’in de öldüğü söylentisi hızla yayıldı. Ancak aradan geçen bir hafta sonra Celaleddin, İsfehan’a geri döndü.

Halk, Moğol saldırısını durdurmayı başaran ve üzerine üzerine yürüyen bu hükümdarın etrafında toplandı. Celaleddin kısa zamanda orduyu toplayıp (her ne kadar pusuya düşürmeyi başarsalar da) zayıflayıp ilerleyemeyen Moğolların üzerine tekrar harekete geçti. Moğollar geri çekilmek zorunda kaldı.

İhanet eden kardeşi Gıyaseddin ise sığındığı bir emir tarafından öldürülmüştü.

Gürcüler, Tiflis’i geri almak için bir ordu kurdu. Celaleddin, Gürcü ordusunun saflarına katılan Kıpçaklarla iletişime geçti. Onların ordudan ayrılmasını sağladı. 1229’da Gürcüleri bozguna uğrattı. Bir çok önemli kaleyi fethetti. Bunların arasında Kağızman da vardı.

Ahlat’ı fethetti

Celaleddin ile Alaaddin Keykubat arasında ilişkiler bozuldu. Ancak Celaleddin buna rağmen ara verdiği Ahlat kuşatmasına yeniden girişti ve Ahlat’ı almayı başardı. Allaaddin Keykubat Eyyübilerle anlaşarak Celaleddin’e karşı birlik oldu. Celalleddin’in ise hedefinde Sivas vardı. İki ordu Sivas Suşehri-Erzincan sınırında karşılaştı. İlk öncü birlikleri Harzemşahlar yenmeyi başardı. Ancak Selçuklu-Eyyübi birlikleri sayıca üstündü. Celaleddin geri çekildi. Celaleddin’in geri çekilmesi ardında pek çok ganimetin kalmasına neden oldu. Celaleddin ise Ahlat’a gelerek değerli ne varsa aldıktan sonra şehri yakıp kül ettirdi.

Veziri Şerefü’l-mülk’ün ihaneti ve isyanlar 

Celaleddin’in veziri Şerefü’l-mülk uzun yıllar boyunca ona ihanet içindeydi. Savaş meydanından gözünü ayıramayan Celaleddin’in bunu fark etmesi de oldukça bittabi zordu. Belki de kuşatmalar sırasındaki iç karışıklıkları dahi Şerefü’l-mülk planlıyordu. Diğer devletlerle iş birliği içine girmişti. Hatta hareme kadar göz koyup halka karşı da zalim bir yönetim anlayışı gütmüştü. Bu da Celaleddin’e karşı halk içinde de güvensizliğe sebep oluyordu. Yine de halk Moğollar gibi saldırgan bir orduya karşı toprakları koruyan Celaleddin’e destek veriyordu. Fakat pek çok yerde isyanlar baş gösterdi. Sultan Celaleddin vezirinin kendidine ihabetini fark etti ve onu öldürttü. İsyanları da zor da olsa bastırdı.

Harezmşahların yıkılışı ve Celaleddin Harezmşah’ın ölümü

Moğollar büyük bir orduyla Harezmşahların üzerine doğru sefere çıktı. Harzemşahlar, Diyarbakır’a kadar geri çekildi. Bu sefer Moğollar, Harezmşahları büyük bir bozguna uğrattı.

Celaleddin Diyarbakır- Silvan’daki (eski adı Meyyafarikin) bir dağa sığındı. Burada eşkıyalar tarafından öldürüldü. Yıl 1231’di… Celaleddin Harezmşah Meyyafarikin’e defnedildi.

İnsanlar Celaleddin’in öldüğüne inanmadı. Kimileri onun bir derviş kılığında gezdiğini kimileri ise sınır boylarında mücahit olarak savaştığını söyledi. Rivayet öyle bir yayıldı ki Moğollar bile Celaleddin’in günün birinde yeniden küllerinden doğup büyük bir orduyla karşılarında duracağı sanrısına kapıldı.

İlerde Bozkırın Arslanı olarak anılacak ve Namık Kemal’in kaleminden hayatı bir tiyatro sahnesine aktarılacak Celaleddin Harezmşah’ın hayatı Moğollara ve Gürcü Hıristiyanlara karşı verdiği mücadelerle son buldu. “Dini Savunan” anlamındaki “Celaleddin” lakabını aldı. Ömrü savaş meydanında geçti. Savaş meydanında gösterdiği başarıları ne yazık ki idare ve siyaset alanında gösteremedi. Buna uğradığı ihanetler de sebep oldu.

Japonya’ya İslam’ı tanıtan seyyah: Abdürreşid İbrahim

Bir Yorum

  1. Bozkır Arslanı Celaleddin dizisinden merak edip araştırdım. Gerçekten süper bilgilendirici bir yazı olmuş. Harika bir karaktermiş. Teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu