Hüzün Senesi: Peygamber’i üzen art arda gelen vefatlar

Hüzün Senesi nedir? Neler yaşanmıştır? Hüzün Yılı ne zaman?

Hz. Muhammed (SAV)’in peygamberliğinin onuncu yılına ”Hüzün Yılı” ya da ” Hüzün Senesi ” denir. Çünkü bu dönemde hem Peygamberimizi hem de tüm inananları oldukça üzen art arda iki vefat haberi duyulmuştur. Hz. Muhammed (SAV)’in hem eşi Hz. Hatice ve hem de amcası Ebu Talib 3 gün arayla vefat etmişlerdir. Bu nedenle bu yıla ”Hüzün Yılı” adı verilmiştir. Hüzün Senesi’nde peygamberimizin büyük oğlu Kasım ile küçük oğlu Abdullah da vefat etmiştir. 

Hüzün Senesi’ne giden süreç… Kureyş müşriklerinin Müslümanlara uyguladığı ekonomik boykotu 

Nübüvvetin henüz ilk yılları… Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) ve ona inanan bir avuç Müslüman, İslamiyet’i tebliğe başlamışlardı. Ancak bu atalarının dininden(!) dönmek istemeyen Arap toplumunda hiç de kolay bir iş değildi. Bu yüce vazifeyi kendilerine şiar edinmiş Müslümanlar tüm zorluklara rağmen insanları hak yoluna davete devam ediyorlardı. Müşriklerin İslam’ın yayılmasını önleme çabaları hep sonuçsuz kalmıştı. Din-i Mübin-i İslam’a inananların sayısı günden güne artıyordu. Bunlara Hz. Ömer ve Hz. Hamza gibi iki büyük kahraman da dahildi.

Bunun üzerine Kureyş müşrikleri, Hz. Muhammed (SAV)’e peygamberlik gönderilmesinin 7. senesinde (Miladi: 617) Müslümanlara iktisadi ambargo uygulamaya kararı almışlardı. Karara göre Müslümanlardan ne erzak alacaklar ne de erzak satacaklardı. Sayıca az olan Müslümanları zor günler bekliyordu. Bu zor günleri beraber atlatmanın daha iyi olacağını düşünen Müslümanlar, topluca Şi’b-i Ebu Talib (Ebu Talib Mahallesi)’ne taşınmışlardı. Artık bu ne erzak ne de su girişine izin verilmeyen ticaretin durduğu bu küçücük mahallede ambargo altında yaşamak zorundalardı. Şiddetli bir açlık ve kıtlık yaşandı. Müslümanlar oldukça güçten düşmelerine rağmen Hz. Muhammed (SAV)’e ve onun tebliğ ettiği İslamiyet’e inanmaktan asla vazgeçmemişlerdi. Hatta Peygamberi ona karşı gelecek herhangi bir saldırıya karşı da koruyorlardı. Peygamberimizin amcası Ebu Talib geceleri Hz. Muhammed (SAV)’i korumak için elinden geleni yapıyordu. 3 sene devam eden boykot İslam’ın yayılmasının önüne geçemedi. Bu nedenle kaldırıldı.

Boykot bitti ama sorunlar bitmedi… Hz. Hatice ve Ebu Talib’in vefatı (Hüzün Senesi)

Boykot son buldu. Ama sıkıntılar bitmemişti. Boykotun kaldırılmasından yaklaşık dokuz ay sonra, Hz. Muhammed (SAV)’in peygamberliğinin onuncu yılında önce amcası Ebu Talib sonra da eşi Hz. Hatice vefat etti. (10 Ramazan / 19 Nisan 620) Bu iki büyük ismin vefatı arasında 3 gün vardı. Peygamber efendimizin oğlu Kasım ile Abdullah da bu dönemde vefat edenler arasındaydı. Hz. Muhammed (SAV)’i ve diğer tüm Müslümanları bu ölümler son derece üzdü.

Hz. Hatice kendisine inanan ilk kişiydi. Tüm malını bu uğurda harcamıştı. Üstelik her zaman peygamber efendimize teselli olmuştu. Amcası Ebu Talib ise her durumda onu korumuş kollamıştı. (Ebu Talib’in uygulanan boykot nedeniyle hastalanıp vefat ettiği rivayet edilmektedir.) Öyle ki Ebu Talib’in ölümünü fırsat bilen müşrikler Hz. Muhammed’e ve ashabına karşı fiziki ve psikolojik saldırılarını da arttırmışlardı. Peygamber’in çok sevdiği ve değer verdiği kişilerin ölümü onu fevkalade üzdü. Göz yaşları döktü. Onlar için dualar etti ve her zaman hatırlarını taze tutmaya çalıştı.

İşte bu yıl (Müslümanlara fiziki ve psikolojik baskıların arttığı, Peygamber’in oğulları Abdullah ile Kasım’ın ve eşi Hz. Hatice ile amcası Ebu Talib’in vefat ettiği bi’setin 10. yılı) Müslümanlar arasında Senetü’l-hüzn / Amü’l-hüzn” ya da ‘’Hüzün Yılı / Hüzün Senesi’’ olarak kabul edilmiştir.

Not: daha sonra Taif olayı yaşanacaktır.

Hz. Muhammed’in Taif yolculuğu ve Taif Duası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu