Ahilik: Anadolu’dan yayılan sosyoekonomik sistem

Ahilik nedir ve faydaları nelerdir? Ahilik tarihçesi kısaca

“Her seherde besmeleyle açılır dükkânımız, Hazret-i Selman-ı Pak’tır pîrîmîz üstadımız” Bu sözleri temeline alan ahilik temelde bir esnaf örgütlenmesidir. Bu örgütlenme alın teri, dürüstlük ve çalışkanlık gibi ahlaki değerler etrafında toplanır.

Ahilik nedir? 

Ahiliğin ne olduğunu anlamak için öncelikle “Ahi nedir?” sorusunu sormak gerek. Ahi’nin sözlükteki anlamı “eli açık, kardeş, yiğit, delikanlı” demektir. Ahiliğin amacı zengin yahut fakir ayrımı gözetmeden kimsenin kimseye el açmadığı -muhtaç olmadığı- herkesin ekmeğini emeğiyle kazanabileceği bir meslek sahibi olmasını sağlamaktır.

Ahi Evran

Ahi teşkilatının kurucusu kimdir?

Ahilik 13’üncü yüzyılda asıl adı Mahmut bin Ahmet olan Ahi Evran Veli tarafından Anadolu’da kuruldu. Genel kanı ilk olarak Kırşehir’de kurulduğu yönünde olsa da temellerinin Kayseri’de atıldığı yönünde görüşler de vardır. Ahi Evran’ın Ahilik teşkilatını kurarken Bağdat’ta tanıştığı Fütüvvet Teşkilatı’ndan etkilendiği aktarılır. 1171’de Azerbaycan/Hoy’da doğuduğu tahmin edilen Ahi Evran’ın mesleği dericilikti. Ahiliği geliştirirken de ilk adımlarını dericilik üzerinden attı ve zamanla tüm zanaatları kapsayan bir örgütlenmeye dönüştü. Kırşehir’deki Ahi Evran Üniversitesi adını Ahiliğin kurucusu Ahi Evran’dan almaktadır.

Ahilik teşkilatının faydaları

Bu teşkilatlanma Anadolu’nun Türkleşmesine büyük katkı sağladığı gibi Osmanlı Devleti’nin kurulmasında da öncülük etti. Ahilik kültürel, dini, ekonomik ve siyasi boyutları olan bir sistemdi. 16.yy’dan sonra ise tamamen bir esnaf teşkilatlanmasına dönüştü. Gençleri meslek sahibi yaptı. Temel olarak aynı ahlaki anlayış üzerinden yani insan ayrımı yapmadan hizmet ve iyilik etmeyi düstur edininen Ahilik toplumda insanların aidiyet bakımından birbirine kenetlenmesine önayak oldu. Savaş ve afet gibi olağanüstü durumlarda halkın dayanışmasını arttırdı. Ekonomik zorlukların üstesinden gelinmesine yardımcı olan bir örgütlenmeydi. Bilgin insanların toplumun en ücra köşelerine ulaşmasını sağladı.

Ahiler, Selçuklu ve Osmanlı iktisadi hayatının temelini oluşturuyordu. Ahiler tarafından kurulan vakıflarda ise fakir ve kimsesizler korunuyor, savaşa gidenlerin geride bıraktıkları ailelerine bakıyor, zarar edenlere yardım ediyorlardı. Yani toplumsal bir geleneğe dönüşmüş olan Ahiliğin amacı bireyin değil toplumun topyekûn kalkınmasını sağlamaktı.

Ahîliğin faydalarından biri de üyelerine çalisma disiplini kazandırmasıydı. Ayrıca dürüstlük ve  kanaatkarlık gibi önemli ahlaki kuralları aşılıyordu. Böylece üyeler mesleklerinin itibarını korumaya öncelik veriyordu. Sonuç olarak haksız rekabet önlenmiş oluyordu. Halk ise gönül rahatlığıyla alışveriş yapabiliyordu.

Ahilik özellikleri 

Bu sistemleşmiş gelenek kapsamında kişiler yamaklık, çıraklık gibi temel eğitimden geçerek önce kalfağa adım atıyorlardı. Ardından ise ustalaşarak eğitim verir hâle geliyorlardı. Ayrıca tekke ve zaviyelerde hem ahlaki hem de görgü açısından türlü zanaat ve sanatta hemhâl oluyorlardı.

Ahilik teşkilatının yemini

Ahilik yemini

Yemin metninde yukarıda bahsettiğimiz faydalarını doğrular şekilde ifadeler yer alıyor:

 “Ahi Evran yurdunda mesleğini icra eden biz zanaatkar ve ticaret erbabı olarak, çalışmayı ibadet sayan bir anlayışla hakkın rızasını gözeterek halka hizmet edeceğime, Ahiliğin temel değerleri olarak cömertlik, doğruluk, dürüstlük, hoşgörü, güven, sevgi, sabır, dostluk, fedakarlık, adalet, kanaatkarlık ilkelerine ve komşuluk hukukuna uyacağıma;

Elime, belime, dilime, gözüme sahip çıkıp günahlardan sakınacağıma, ölçü ve tartıda doğruluktan sapmayacağıma, müşteri velinimetimdir düşüncesiyle onlara güler yüzlü davranacağıma, kaliteli mal üretip hileli ve çürük mal satmayacağıma, yalan söylemeyeceğime, insanları kandırmayacağıma, hayatımın her döneminde kul hakkını gözetip kimseye haksızlık yapmayacağıma, meslek eğitimi ve kurallarına bağlı kalacağıma, helalinden kazanıp haram lokma yemeyeceğime ve Ahi esnafında olması gerekli ahlaki değerlere bağlı kalacağıma namusum, şerefim ve bütün mukaddesatım adına ant içerim.”

 

Ahiliğin 7 kuralı

Ahi teşkilatına içerisinde yer almak için belli başlı kurallar vardır. Bunlardan biri de Ahi teşkilatına üye olmak isteyen kişinin başka bir Ahi tarafından örgüte önerilmesidir. Ahîlik teşkilatına üye olmak isteyenlerin aşağıdaki 7 kurala uyması gerekmektedir.

  1. Cimriliğin kapısını bağlamak ve lütuf kapısını açmak,
  2. Kahır ve zulüm kapısını bağlamak, hilm ve mülâyemet kapısını açmak,
  3. Hırs kapısını bağlamak, kanaat ve rıza kapısını açmak,
  4. Tokluk ve lezzet kapısını bağlamak, riyazet kapısını açmak,
  5. Halktan yana kapısını bağlamak, Hak’tan yana kapısını açmak,
  6. Herze ve hezeyan kapısını bağlamak, Marifet Kapısını açmak,
  7. Yalan kapısını bağlamak, doğruluk kapısını açmak.

İşte bu 7 kural ahiliğin yıllarca ayakta kalmasını sağlayan kurallardır.

Ahilik ne zaman ve neden bitti? Hangi anlaşmayla son buldu? 

Ahilik 19’uncu yüzyılda yabancıların iç ticarette etkinliğini arttırması ve Baltalimanı Anlaşması ile etkinliğini yitirdi. Günümüzde ise sadece ahlaki öğretileri Anadolu topraklarında sürdürülmeye çalışılıyor.

Bir Yorum

  1. Ahiler;Selçuklu ve Osmanlı iktisadi hayatının temelini oluşturuyordu. Keşke Ahilik sistemini koruyabilseydik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu