Rumların soykırım girişimi “Kanlı Noel” ve Türklerin Erenköy Direnişi

Kanlı Noel nedir? Kanlı Noel küvet katliamı nedir? Kanlı Neol'i kim yaptı?

Tarihte bir çok olay gözümüze sokulurken bir çok olay ise sümen altı ediliyor. Kanlı Noel olayları da görmemiz istenmeyen bir soykırım girişimi. Öyle ki Google’da bu konuda ilk sırada çıkan Vikipedi’de Kanlı Noel, “20 Aralık 1963’ü 21 Aralık’a bağlayan gece Kıbrıs adasında Kıbrıs Rumları ve Kıbrıs Türkleri arasında başlayan çatışmalardır.” diyerek tanımlanıyor. Oysaki ortada herhangi bir karşılıklı çatışmadan ziyade Rumların, Kıbrıs Türklerine yönelik başlattığı bir soykırım girişimi ve Türklerin hayatta kalma direnişi söz konusu. Peki, Kanlı Noel olayları nedir? Neler yaşanmıştır? Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın ailesinin katledildiği Kumsal Katliamı nasıl gerçekleşmiştir? Kıbrıslı Türk mücahitler Erenköy‘de nasıl direnmişlerdir? Yüzbaşı Cengiz Topel‘in Erenköy Direnişine katılması ve şehit düşüsü nasıl olmuştur? İşte tarihi gerçekler…

Kanlı Noel

21 Aralık 1963 Cumartesi gecesi Rumlar, Kıbrıs Türklerine karşı soykırım girişimi başlattı. Günlerce sürdü. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan 11 yıl önceydi. Türkçesi “Kıbrıslıların Millî Mücadele Örgütü”olan Rum terör örgütü EOKA (Ethniki Organosis Kiprion Agoniston) Türkleri adadan tamamen yok etmek amacıyla katliama başladı. Rumların amacı “Enosis”i gerçekleştirmekti. Enosis, Türkleri adasan çıkartarak Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama fikriydi. Bu uğurda başlattıkları kanlı günler Hristiyanların Noeli kutlamaya başladığı tarih 24-25 Aralık olduğundan dolayı tarihe “Kanlı Noel” adıyla geçti.

Kanlı Noel Katliamı’nın bilançosu oldukça ağırdı. Rumların ilk büyük katliamı 23 Aralık’ta gerçekleşmişti. Lefkoşa’nın Ayvasıl köyüne saldıran terör örgütü EOKA esir aldıkları 21 Kıbrıs Türkünü ellerini bağladıktan acımasızca katletti. Ardından ise ölenleri toplu mezarlara gömdüler. Rumların sadece Lefkoşa gerçekleştirdikleri ilk saldırılarda 92 Kıbrıs Türkü şehit oldu. 146 kişi yaralandı.

Rumların “Kumsal Katliamı (Banyo Katliamı)”

24 Aralık 1963 gecesi ise tarihte “Banyo Katliamı” ya da “Kumsal Katliamı” ismiyle yer alacak acımasız bir olay yaşandı. Tabip Binbaşı Nihat İlhan, Lefkoşa’nın Kumsal bölgesinde görevliydi. Eşi Mürüvvet ve çocukları (6 aylık Murat, 6 yaşındaki Hakan ve 4 yaşındaki Kutsi) ise Rumların saldırıları sırasında evlerindeydiler. Rumlar civardaki tüm Türk evlerini sırasıyla kurşuna diziyordu. Nihat İlhan’ın eşi ve çocukları banyoya gizlendiler. Ancak onları fark eden Rumlar karşılarındaki kadın ve çocuk demeden küvetin içinde kurşuna dizdiler. Bu olay “Kanlı Noel” olaylarının sembolü haline geldi. Yıllar sonra olayın gerçekleştiği tek katlı eve “Barbarlar Müzesi” ismi verilecekti.

Kanlı Noel – Banyo Katliamı

O gece Nihat İlhan’ın evinde misafir olarak bulunan Ayşe Hanım ve 2 yaşındaki kızı Işıl Hanım da kurşunlara hedef olmuştu. Bir şekilde yaralı olarak kurtulan Ayşe Hanım ve kızı Işıl Hanım o korkunç geceyi şöyle anlatıyorlar:

Rumlar 103 Türk köyüne saldırdı ve köyler boşaltıldı. 1963’te başlayan bu saldırılar sistematik bir şekilde devam etti ve 1964’te de sürdü. 364 Kıbrıs Türkü “Kanlı Noel Katliamı”nda şehit oldu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Kıbrıs Adası’na 14 Mart 1964 tarihinde barış gücü gönderdi. Ancak bu da Rumların, Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılarının önüne geçemedi.

Erenköy Direnişi

Şanlı Erenköy Direnişi ve Zaferi 

6 Ağustos 1964’te Rumlar ve Yunanlar, EOKA lideri Yeoryos Grivas önderliğinde Kıbrıs’taki Erenköy’e saldırıya geçti. Erenköy yurt dışında yüksek öğrenim gördükleri sırada Türkiye’de aldıkları kısa süreli silah eğitiminin ardından gönüllü olarak direnişe katılan Kıbrıslı Türk üniversite öğrencileri ve mücahitler tarafından savunuldu. Erenköy, Anamur üzerinden Türkiye’yle kurulan ikmal hattının en önemli noktalarından biriydi.yani Ada’nın Anafolu’ya açılan tek kapısıydı. Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) buradan Rumların katliamlarını önlemek amacıyla Ada’ya silah ve insani yardım ulaştırıyordu. Kıbrıslı Rumlar ve Yunanlılar birlikte Erenköy’e saldırı başlattı. 1964’ün 5-10 Ağustos tarihleri arasında çatışmalar yaşandı. Türk mücahitler ve üniversite öğrencileri sahil hattına sıkışıp kalmıştı. Her yerde uçaksavar mermileri, havan topları patlıyordu. Binlerce silahlı ve ağır silahlı Rum, Erenköy’ün etrafını sarmıştı. Denizden ise hücum botlarla çıkartmalar yapıyorlardı. Çocuklar güvenli konumdaki mağaralara yerleştirilmişti. Kadınlar da savaşmak istiyorlardı. Direnişçiler ise asla teslim olmayı düşünmüyorlardı.

Yeoryos Grivas ise kendinden oldukça emindi. Türkiye’nin yardıma geleceğine inanmıyor ve BM’nin ateşkes çağrısınu dikkate almıyordu. Üstelik basını “Türkleri nasıl rezil edecekletini görmeye” davet de etmişti. Ağır silahlı 2000 Rum karşısında 500 üniversite öğrencisi, 10 komando ve köylülerden oluşan toplam 630 mücahit vardı. Üstelik silah konusunda da yetersizlerdi. Kıbrıslı Türk mücahitlerinin başında Albay Ali Rıza Vuruşkan vardı. Mücahitler arasında Rauf Denktaş da bulunuyordu. Erenköy 8 Ağustos 1964’te yoğun bombardımana tutuldu. Rum çemberi giderek daralıyordu. O anlarda Albay Ali Rıza Vuruşkan Ankara’ya bir telsiz mesajı gönderdi: “Saldırı bütün şiddeti ile devam etmektedir. Rumlar kesin sonuç almak kararındadır. Yarın sabaha kadar direnebiliriz. Yardıma gelmezseniz, bunu engelleyen büyük bir millî neden olduğuna inanarak öleceğiz. Vatan sağ olsun” İşte bu son telsiz mesajıydı. Ümitler giderek azalmıştı. Mücahitlerin ise bahsettiğimiz gibi teslim olmaya niyetleri yoktu.

Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel

Yüzbaşı Cengiz Topel’in şehit edilişi

Her şeyin bittiği düşünüldüğü anda gökyüzünde 2 Türk jeti görüldü. Bu mücahitleri tekrar ümitlendirmişti. Ancak jetlerin ateş açmaması Rumları cesaretlendirdi. Rumların cesareti kısa sürdü. Çünkü jetler Rum mevzilerini bombalamaya başladı. Rum birlikleri dağılıyordu. Ardından jetlere Yüzbaşı Cengiz Topel komutasındaki diğer jetler de katıldı. Amaç Rumlara mühimmat sağlayan nakliye gemisini engellemekti. Cengiz Topel nakliye gemisini vurdu. Ancak Yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağı da vurulmuştu. Cengiz Topel uçaktan atladı ve paraşütü yardımıyla kurtuldu. Peşine düşen Rumlar tarafından esir alındı.

Cengiz Topel’in esir düştükten sonra neler yaşadığı hakkında bilgiler net değil ancak radyoda Türkiye aleyhine konuşma yapması talebini reddedince işkence görerek şehit edildiği biliniyor.

9 Ağustos 1964 saat 13.45’te 64 Türk jeti Rum hedeflerini satlerce bombaladı. Bu sırada 5 Yunan jeti de Erenköy’e saldırdı. 10 Ağustos 1964’te BM aracılığıyla ateşkes imzalandı. Erenköy sınırları belirlendi. KKTC’nin kuruluş mücadelesinde önemli bir yeri olan Erenköy Direnişi 13 şehit, 4 kayıp ve 32 yaralı ile son buldu. Rumlar ise 53 ölü 125 yaralıyla Erenköy’den geri çekildi. Bugün Erenköy, Türk toprağıdır ancak KKTC ile arasında kara bağlantısı yoktur. BM sınırıyla çevrili Erenköy’de sivil halk yaşamamaktadır. Sadece Türk askerleri bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu