Zimem Defteri: Yaraları saran zamanın öldüremediği gelenek

Zimem nedir? Zimem defteri nedir? Nasıl uygulanır?

Zimem, Arapça’da zimmet‘in çoğul şeklidir. Zimmetler anlamına gelir. Zimmet burada borç anlamındadır. Kelime anlamı olarak “zimem” borçlar demektir. Zimem defteri ise borçların yazılı olduğu defter demektir. Zimem defteri günümüzdeki veresiye defterlerine karşılık gelir.

Zimem Defteri

Üzerine yaşadığımız bu topraklarda dini, dili, ırkı ne olursa olsun insanlar, yardımlaşmayı her zaman çok değerli görmüştür. Düşüne yardımcı olmayı, zor durumda olana el uzatmayı bir hayat görüşü olarak benimsemişlerdir. Anadolu insanının köklü bir toplum olabilmesini sağlayan da budur. Yardımlaşma toplumun birbirine bağalayan ilahi bir yapıştırıcıdır adeta.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bir Hadis-i Şeriflerinde: “Yanı başınızda komşusu açken tok olarak geceleyen kişi (olgun) mü’min değildir.” buyurmuştur. Anadolu insanı da bu mezkûr “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” hadisini bir yaşam felsefesi hâline getirmiştir.

Her şeyin kolayca unutuluverdiği, insanların hayat hengamesi içerisinde bir o yana bir bu yana savrulduğu günümüzde dahi eskitememiştir zaman bu dayanışma duygusunu.

Zamanın eskitmeye çalıştığı ancak tam manasıyla başarılı olamadığı geleneklerimizden biri de zimem defteri geleneğidir. Günümüze kadar gelmiş bir Osmanlı geleneği olan Zimem defteri geleneği “Sağ elin verdiğini sol el görmesin” anlayışının bir getirisidir.

Zimem defteri geleneği nedir? Nasıl uygulanır?

Osmanlı’da (özellikle ramazan ayında) Zimem defterini kapatacak yardımseverler tedbil-i kıyafet ile çarşıya inerler; çarşıdaki bakkal, manav vs. gibi dükkanların zimem yani borç defterini isterlerdi. Önlerine gelen defterin ya tüm borçlarını kapatırlar ya da “ilk beş sayfası, son sekiz sayfası” diyerek, durumlarına göre, ihtiyaç sahiplerinin borçlarını bu defterlerden sildirirlerdi. Böylece ne borç ödeyenler hangi ihtiyaç sahibinin borcunu ödediğini bilir ne de borçlular kendisine yardımı dokunan bu hayırseverlerin kim olduğunu öğrenebilirlerdi. Sadece ortada “Allah razı olsun. Allah kabul etsin” duaları uçuşur ve asıl amaç nihayete ererdi. Sonuç olarak bu durumun her açıdan faydası vardı. Esnaf hiçbir ihtiyaç sahibi geri çevirmez ve hastalıktan ya da başka bir sebepten çalışamayan fakir fukaraya veresiye vermeye devam ederdi. Çünkü bilirlerdi ki onlar ödeyemezse Allah’ın vesile kıldığı hayırsever kulları bu borçları ödeyecektir. Böylece hem geleneğin devamlılığı hem de ekonominin her daim işlemesi sağlanırdı. İşte zimem defteri geleneği budur. Günümüzde de yaşatılmaya devam etmektedir.

Ahilik: Anadolu’dan yayılan sosyoekonomik sistem

Bir Yorum

  1. Zimem defteri geleneği insanın maneviyatını oldukça yükselten bir gelenek. Bu ramazan ayında ben de bir kaç sayfa ile katıldım. Ruhum kuş gibi hafifledi. Allah razı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu