Hz. Meryem: Allah’ın kelamının(Hz. İsa) taşıyıcısı

Hz. Meryem kimdir? Hz. Meyrem hayatı

Kur’an-ı Kerim’de adı geçen tek kadın Hz. Meryem ‘dir. Hz. Meryem ‘in adına müstakil bir sure de vardır. Hz Meryem , Asiye, Hatice ve Fatıma ile birlikte cennetle müjdelenen 4 kadından biridir.

Peki, Hz. Meryem kimdir? Hz. Meryem’i bulunduğu dönemdeki dünya kadınlarından üstün kılan neydi?

“Bir vakit melekler dediler ki: Meryem! Muhakkak ki Allah seni seçti. Seni tertemiz kıldı. Hatta seni dünyadaki bütün kadınlara üstün kıldı.” (Al-i İmran, 3/42)

“İmrân kızı Meryem’i de (misal vermiştir): O iffetini çok iyi korumuştu, biz de ona ruhumuzdan üfledik; o, rabbinin sözlerini ve kitaplarını hep tasdik etti ve o içtenlikle itaat edenlerdendi.” (Tahrîm 66,12)

Hz. Meryem nerede doğmuş ve nerede büyümüştür? Hz.Meryem’in annesi ve babası kimdir?

Hz. Meryem, 3 semavi din için de kutsal sayılan Beytül Makdis’te (Mescid-i Aksa) büyümüştür. Meryem ne demektir? Hz. Meryem’e adını annesi Hanne tarafından verilmiştir. Rabbin hizmetinde olan Allah’a kulluk eden demek manalarına geliyordu Meryem. Soyları İsrail oğullarının ileri gelenlerindendir. Hz. Meryem Ana’nın Babası Hz. Süleyman (as)’ın soyundan gelen İmran’dır. O dönemdeki Peygamber Hz. Zekeriyya (a.s) Hz. Meryem’in annesi Hanne ile kardeştir.

Hz. Meryem ‘in annesi Hz. Hanne’nin Kıssası ve Hz. Meryem’in doğumu

Hz. Meryem ‘in annesi Hz. Hanne’nin çocuğu olmamaktadır. Bu nedenle büyük bir üzüntü duyardı. Ancak asla isyan etmedi ve sabretti. Bir gün Hz. Hanne, bir çocuğu olması halinde onu mabede (Beytü’l-Makdis) vakfedeceği yönünde adak adadı. Allah (c.c) Hz. Hanne’nin yaşı geçkin olmasına rağmen bu dileğini yerine getirdi. Meryem dünyaya geldi. Ancak geleneğe göre sadece erkek çocukları mabede adanırdı. Yine de Hz. Hanne adağından vazgeçmedi ve yerine getirdi. Hz. Meryem ‘in annesi tarafından mabede (Beytü’l-Makdis’e) adandığı bu olay Al-İmran suresi 36 ve 37. Ayetlerde şöyle buyrulmuştur:

“Onu doğurunca dedi ki: “Rabbim! Onu kız doğurdum. -Oysa Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilmektedir- erkek de kız gibi değildir. Ben onun adını Meryem koydum, işte ben onu ve soyunu kovulmuş şeytana karşı senin korumana bırakıyorum.” 36

“Bunun üzerine rabbi ona hüsnükabul gösterdi ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriyyâ’yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyyâ onun bulunduğu yere, mâbeddeki odaya her girdiğinde yanında (yeni) bir rızık bulur ve “Ey Meryem! Bu sana nereden?” diye sorar, o da “Allah tarafından” cevabını verirdi. Kuşkusuz Allah dilediğine sayısız rızık verir.”

Böylece Hanne’nin hem duası hem adağı kabul olmuş hem de Hz. Meryem bir peygamberin öğrencisi olmuştu.

Hz. Meryem

Hz. Meryem’in fazileti

Hz. Zekeriyya’nın evinde büyüyen Meryem için mabede bir mihrap yapıldı. Bu özel mihraba sadece merdivenle girilebiliyordu. Hz. Zekeriyya dışında da birinin oraya girmesi dahi yasaktı.

Hz. Meryem burada din eğitimini almış, tevekkül ve teslimiyet içerisinde rabbine sürekli ibadet etmişti. Çok fazla şükretmiş,  Allah’ın verdiği nimetlerin kıymetini bilmiş ve günlük hayatın hengamesinden hep uzak durmuştu. İffetli bir kadın olan Hz. Meryem çevresine hep örnek olmuştu. Onun ailesi düzgün bir aile olarak bilinir ve saygı duyulurdu. Hz. Meryem’in yaşayışı da bu saygıyı fazlasıyla hak ediyordu.


Hz. Meryem ‘in İsa Mesih’i doğurması

Hz. Meryem, rahminde Hz. İsa Peygamberi taşırken evli değildi. Yüce rabbimiz Meryem’in babasız olarak bir çocuk dünyaya getirmesini takdir etmişti.

Bir gün melekler, Hz. Meryem’e bir çocuk dünyaya getireceğini ve bu çocuğun Allah’ın rızasını kazanan bir insan olacağını müjdelediler. Hz. Meryem bu durum karşısında şaşırmıştı. Hiç bir erkekle birlikte olmadığı halde nasıl bir çocuk doğuracağını anlamamıştı. Bunu Yüce Allah kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurdu:

“Dedi ki: “Rabbim! Bana bir erkek eli değmediği halde nasıl çocuğum olur?” Allah buyurdu: “İşte öyle, Allah dilediğini yaratır, bir işin olmasını istedi mi ona sadece ‘ol!’ der, o da oluverir.” (Âl-i İmrân Suresi – 47 . Ayet)

Ayrıca doğacak bu çocuğun daha beşikte iken yani bebekken yetişkinlerle konuşacağı Hz. Meryem’e bildirilmiştir.

Hz. Meryem çocuğunu kucağına aldığı zaman toplum tarafından dışlandı. İnsanlar Meryem’e iftira attı. Oysa hepsi Hz. Meryem’in ve ailesinin iffetli bir hayat sürdüklerine kefil olabilirlerdi. Ancak onlar kolay yolu seçti.

Apsis Mozaiği/Ayasofya – Meryem Ana tavsiri

Hz. Meryem’in susma orucu

Hz. Meryem zina istinadları karşısında sessizdi. Çünkü rabbi ona susma orucu tutmasını emretmişti. O da kendisini eleştirenlere susma orucu aldığını söyleyip kucağındaki çocuğu göstererek onunla konuşmalarını söyledi.

“Ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen, ben Rahmân (olan Allah)a bir oruç (susmak) adadım. Onun için bugün hiçbir kimseyle konuşmayacağım” de.”  (Meryem Suresi, 26. Ayet)


Bebek olan Hz. İsa (a.s) konuştu

O sırada çocuk Hz. İsa (a.s)  konuştu:

“Ben, şüphesiz Allâh’ın kuluyum. O, bana kitap verecek ve beni peygamber yapacaktır. O, nerede olursam olayım, beni mübarek kıldı. Yaşadığım sürece de namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti. Beni, anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı. Doğduğum gün, öleceğim gün ve yeniden dirileceğim gün esenlik banadır” (Meryem, 30-33)

Hz. Meryem kaç yaşında nerede vefat etti? 

Bundan sonra Hz. İsa’nın tebliğ faliyetleri sırasında Hz. Meryem geri planda kalmıştır. Çünkü artık Hz. İsa bir peygamberdir. Hz. İsa’nın çarmıha gerilişi ve mezara konuşulunda Hz. Meryem’in de hazır bulunduğu bilinir. Hz. Meryem’in ölümü ve nereye defnedildiği konusunda yeterli bilgi yoktur. Ancak 60 ya da 70 yaşlarına kadar yaşadığını ve Kudüs’te vefat ettiği konusunda tahmin yürütülmektedir.

Hz. Meryem bir peygamber miydi?

Hz. Meryem’in peygamber olup olmadığı yönünde tartışmalar vardır. Genel kabul olmadığı yönündedir. Çünkü Peygamberlere gelen vahiy ile Hz. Meryem’e gelen vahiy farklıdır. Bir buyruktan ziyade bir olaya işaret vardır. Kelime anlamı olarak vahiy demek “Birisine süratle işarette bulunmak” demektir. Sonuç olarak görüş ayrılıklarıyla birlikte genel kanı Hz. Meryem’in bildiğimiz manada peygamber olmadığıdır. Daha çok nebi ya da bir veli olarak görülür. Hz. Meryem Ana’nın Allâh’ın “veli” bir kulu olduğu şüphesizdir. Bu konuda detaylı bilgi için bu içeriği  okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu